Kızılcık: Eylül Kirazı ve Sağlık Deposu
Kızılcık, yaz sonunda olgunlaşan ve sonbahar mevsiminde meyveye duran bir meyve türüdür. Aynı zamanda “eylül kirazı”, “kiren” ve “ergen” adlarıyla da bilinir. Genellikle zeytin büyüklüğünde, oval, aldan bordoya farklı renklerde ve ekşi-mayhoş bir tada sahiptir.
Bu Orta Asya kökenli meyve, ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi ve İstanbul çevresinde bolca yetişir. Ülkemizde üretilen kızılcığın yarısı Karadeniz Bölgesi’nden elde edilmektedir.
Kızılcık, taze veya kurutularak tüketilebildiği gibi tam olgunlaşmadan toplanıp salamura yapılarak da değerlendirilebilir. Saklama yöntemleri arasında toz şekeri kaynatılarak kavanozlara konması da yer almaktadır. Kızılcık aynı zamanda tarhana, reçel, likör, ezme ve marmelat yapımında da sıkça kullanılmaktadır.
Sağlık açısından oldukça faydalı olan kızılcık, bol miktarda flavonoit içermektedir. Bu sayede vücudun direncini arttırır, iltihaplanmayı önler, alerjik reaksiyonlara karşı koruma sağlar ve kan damarlarını güçlendirir. Ayrıca kalp ve akciğer sağlığını destekleyici rol oynar.
Kızılcık suyu ise uyku problemleriyle mücadelede önemli bir yardımcı olabilir. Yine kızılcık, C vitamini deposu olarak bilinmektedir. Portakalda ortalama 50-60 mg olan C vitamini, kızılcıkta ortalama 100-120 mg bulunmaktadır.


