Avrupa’nın 2024 yılında havalimanlarını 2,5 milyar yolcu kullandı. Bu, 2023 yılına göre yüzde 7,4’lük bir büyümeyi temsil ediyor.
Avrupa’daki havalimanları, COVID-19 öncesi dönemdeki yolcu seviyelerini 2024 yılında aştı. İstanbul Havalimanı, Londra Heathrow’un ardından ikinci sırada yer aldı.
Uluslararası Havalimanları Konseyi’nin Avrupa (ACI Europe) kolu, 2024 yılında bölgedeki havalimanlarından 2,5 milyar yolcu taşındığını rapor etti. Bu rakam, 2023 yılına göre yüzde 7,4’lük bir artışı gösteriyor.
2024’ün toplam trafiği, 2019 yılına ait rakamları yüzde 1,8 geride bıraktı. Ancak Avrupa’daki havalimanlarının yüzde 47’si hala salgın öncesi seviyelerin altında bulunuyor.
ACI Europe, havacılık pazarındaki yapısal değişikliklerin, jeopolitiğin ve havalimanları arasındaki performans farklarının neden olduğu önemli etkileri vurguladı.
2024 yılında Avrupa’daki havalimanlarının gelişimi, büyük ölçüde dış hatlar yolcu trafiğinden kaynaklandı. Yurt içi yolcu akışında ise artış yüzde 2,5 olarak gerçekleşti ve 2019 rakamlarının gerisinde kaldı.
ACI Europe’a göre, bu durum havacılık pazarındaki yapısal değişikliklerin yanı sıra güçlü sınır ötesi hareketliliği ve AB dışındaki bölgelerdeki artan talebi yansıtıyor.
2024 yılında Avrupa’nın en yoğun havalimanları arasında Londra Heathrow, İstanbul, Paris CDG, Amsterdam Schiphol ve Madrid yer aldı. Londra Heathrow, 83,9 milyon yolcu ile Avrupa’nın en işlek havalimanı olarak öne çıktı.
AB pazarındaki havalimanları, 2024 yılında diğer ülkelere kıyasla yüzde 7,8’lik bir artış gösterdi. Ancak İsrail, Rusya ve Ukrayna’daki düşüşler bu bölgeleri olumsuz etkiledi.
Küçük havalimanları, pandemi öncesi döneme kıyasla yüzde 34,5 geride kaldı. ACI Europe, bu havalimanlarının toparlanmasını engelleyen yapısal değişiklikler ve diğer faktörlerin etkilerini vurguladı.
ACI Europe Genel Direktörü Olivier Jankovec, 2024’ün hava yolculuğunda önemli yapısal değişimleri teyit ettiğini ve tüketicilerin seyahat önceliklerindeki değişiklikleri yansıttığını belirtti.
Jankovec, 2025 yılında hava yolculuğunda yüzde 4’lük bir büyüme öngördüklerini ancak siyasi ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle bu tahminin gözden geçirilebileceğini ifade etti. Jeopolitik etkiler, filo yönetimi zorlukları ve hava trafiği yönetimindeki kapasite sorunları gibi faktörlerin önemli zorluklar oluşturduğunun altını çizdi.


